Yurtiçi Kargo Kadıköy'de 10 İsci İsten Atıldı!


Yurtiçi Kargo Kadıköy Şubesi'nin 18 kurye elemanından 10'u dün "şirkette daralmaya gidildiği" gerekçesiyle işten çıkarıldı. Nakliyat-İş Sendikası'na üye olan işçiler şube önünde direnişe başladı.
Yurtiçi Kargo Kadıköy Şubesi'nde çalışmakta olan kurye elemanları ağır çalışma koşulları, mesai ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle Nakliyat-İş Sendikası'nda örgütlenmeye başladılar. Yurtiçi Kargo Kadıköy Şubesi'nde 18 kişi çalışıyordu. Sendikal çalışmalar sonucunda 10 kurye elemanı Nakliyat-İş'e üye oldu. Çalışma devam ederken 18 Ocak Cuma günü sendikalı olan kuryeler "şirkette daralmaya gidildiği" gerekçesiyle işten çıkarıldılar. Sendikalarıyla irtibata geçen işçiler, işlerine geri dönebilmek için Kadıköy Şubesi önünde direnişe başladılar.
Yurtiçi Kargo Kadıköy Şubesi'nin kapısında eleman arandığına dair bir ilan var. "Kariyerinizi Geleceğe Yurtiçi Kargo ile Taşıyın!"
Yurtiçi Kargo uzun yıllar çalışmış işçilerini işten atarak, onları yaşamdan kovarak "kariyerini geleceğe taşıyor"!
Yurtiçi Kargo Kadıköy Şubesi'nde Kurye olarak çalışan ve direnişe başlayan 4 işçi ve Nakliyat-İş Sendikası Yönetim Kurulu'ndan Hakan Aslan ile işten atma ve direniş üzerine konuştuk.
Mücadele Birliği: Merhaba, işten atıldığınızı ve dün direnişe başladığınızı öğrendik. Bize gelişmeleri anlatır mısınız?
Abdullah Alaca: Evet, 10 kişi işten atıldık. Sendikadan Hakan arkadaşımız var. Önce ondan bilgi alın isterseniz. Sonra biz devam edelim.
Mücadele Birliği: Bir süredir örgütlenme çalışmanız olduğunu öğrenmiştik. Yurtiçi Kargo sürekli bu tür sorunların yaşandığı bir firma.. Kadıköy Şube'de kaç kişi çalışıyordu?
Hakan Aslan: Evet, Yurtiçi Kargo'da 92 yılında da işten atmalar ve direniş süreci yaşanmıştı. O zaman başka bir sendika ilgileniyordu. Ama dediğiniz gibi böyle bir geçmiş var. Burada 18 kişi çalışıyor. Örgütlenme çalışmalarımız sırasında buradaki arkadaşlara ulaştık. Çalışma koşullarının ağırlığı, mesailerinin ödenmemesi gibi sıkıntıları vardı. Ve sendikalı olmaya başladılar. On arkadışımız da sendikalı ama maalesef işten çıkarıldılar.
Mücadele Birliği: İşten atılma gerekçesi "şirkette daralmaya gidilmesi" olarak açıklanmış bu konuda siz ne söylersiniz?
Hakan Aslan: Bu bir gerekçe, arkadaşların üzerindeki işyükü zaten çok ağır, buradan çıkarılan arkadaşların yerine ya başka yerden arkadaşlar gelecek ya da buranın yükünü başka şubelerdeki arkadaşlara aktaracaklar. Asıl neden örgütlenme çalışmalarımız sonrasında arkadaşlarımızın sendikamıza üye olmaları.
Mücadele Birliği: Sendikalı olmaya ne zaman karar verdiniz? Nakliyat-İş Sendikası'yla nasıl tanıştınız?
Abdullah Alaca: Benim sendikalı olmuş arkadaşlarım vardı. Onlara anlattım durumumuzu onlar da yardımcı oldular.
Mücadele Birliği: Biz geçen yılın Eylül-Ekim aylarında başladık buradaki çalışmamıza, Abdullah arkadaşımızın bir tanıdığı varmış, biz de buradaki diğer arkadaşlara ulaştık. Fakat bir süre sonra ister istemez sendikal çalışma ortaya çıkıyor. Burada da işveren bunu öğrenir öğrenmez işten çıkarmalara başladı. Bizler arkadaşlarımız işlerine geri dönünceye ve sendikal haklarına saygı gösterilinceye kadar eylemimizi sürdürüceğiz. Şimdi ilk günlerindeler ileriki günlerde sesimizi duyaracağmız başka eylemlere ilişkin bir takvim de oluşturağız.
Mücadele Birliği: Çalışma koşullarınızdan bahseder misiniz?
Selahattin Odacı: Sabah 08.30'da işbaşı yapıyoruz akşam 22.30'a kadar. Cumartesi günleri yarım gün.. Ama sözde yarım gün.. Hiç yarım gün çalıştığımız olmadı bugüne kadar..
Abdullah Alaca: Evet, Cumartesileri de akşam saat 17.00-18.30'u buluyor işimizin bitmesi. Çünkü müşterileri dolaştıktan sonra buraya dönmek zorundayız.
Selahattin Odacı: Burada da toparlanması gereken işlerimiz oluyor. Böyle olunca da bütün gün çalışmış oluyoruz.
Serkan Cinek: Bu mesailerin hiç biri de ödenmiyor tabii, geç saatlere kadar çalışıyoruz. Ama bir akşam yemeği verilmiyor mesela..
Mücadele Birliği: Peki nasıl bildirildi işlerinize son verildiği?
Abdullah Alaca: Bizleri servis araçlarına bindirip Samandara'daki binaya götürdüler orada İnsan Kaynakları ve Bölge Müdürü'yle görüştürüldük. "Sizden memnunduk ama, şirket daralmaya gidiyor, Kadıköy Şube'nin cirosu bu kadar personeli kaldırmıyor" dediler.
Bunlar bahane aslında, sendikalı olduğumuz için çıkarıldık. Hem daralmaya gidiyoruz deniyor, hem de bakın kapıda eleman aranıyor ilanı var. Bu nasıl daralmaysa...
Mücadele Birliği: Sizin buradaki göreviniz neydi ve ne kadar süredir çalışıyordunuz?
Abdullah Alaca: Ben 7 yıldır burada çalışıyorum. İşlerine son verilen arkadaşların hepsi kurye olarak çalışıyor.
Mücadele Birliği: Siz ne kadar süredir burada çalışıyordunuz?
Selahattin Odacı: Ben 19 yıldır burada çalışıyordum. Kuryeyim ben de.
Mücadele Birliği: 19 yıldır emek vermişsiniz, bir günde işsiz kaldınız.... Ondokuz yılınız birden yok sayıldı yani..
Selahattin Odacı: Öyle oldu maalesef, neyse ki, benim emekliliğim gelmişti. Burada çalışanların en yenisi 2 yıllık zaten...
Abdullah Alaca: Bir arkadaşımız var Salih Çınar, o 22 yıldır burada çalışıyordu. Onu da çıkardılar. Mücadele Birliği: Siz ne kadar süredir çalışıyorsunuz?
Serkan Cinek: 9, 5 senedir burada çalışıyorum.
Mücadele Birliği:Size de aynı şekilde mi bildirildi işten çıkarıldığınız?
Serkan Cinek: Evet, sabah bizi sırayla Samandra'ya giden arabaya bindirdiler. Oraya gittik. Tek olarak bize işimize son verildiğini söylediler.
Mücadele Birliği: Tek tek bildirildi yani.. Peki tazminatlarınızı ödediler mi?
Abdullah Alaca_Selahattin Odacı: O konuda sorun yapmadılar tazminatlarımızı verdiler.
Abdullah Alaca: Bizleri tek tek götürdüler, örneğin arkadaşımız servise bindi gitti. Oradaki görüşme bitti. Servisteki arkadaş burayı arıyordu, ben yola çıktım geliyorum, diğer araba çıkabilir diye. Böyle bizimle tek tek görüştüler. Ben gittiğimde işten çıkarıldığımı söylediler. Sonra dediler ki, sana bir metin okuyacağız, işten ayrıldığına dair sen de onu el yazısıyla yazıp imzalayacaksın.
Mücadele Birliği: Metinin içeriği neydi?
Abdullah Alaca: Hiiiç ilgilenmedim. Beni işten çıkarmışsın zaten, bunca senelik çalışmışlığımı yok saymışsın, zahmet etme ne metni dinlerim ne de imzalarım deyip çıktım.
Mücadele Birliği: Peki birden bire işsiz kalıverdiniz? Ailenizin bu konudaki tepkisi ne oldu? Böyle ani durumlarda evde bir sessizlik, endişe olur, en azından ilk başlarda...
Abdullah Alaca: Ben babamla konuştuğumda tepki bekliyordum. Ama hiç beklemediğim bir cevap verdi bana. "Oğlum maden böyle bir haksızlıkla karşılaşılmış, arkadaşlarınla birlikte hakkını alana kadar uğraş.. Bir tek sen kalsan da hakkının arkasında ol" dedi. Çok şaşırdım, babamın, "Oğlum neden böyle oldu, ne yaptınız, nasıl işsiz kaldın, direniş de ne demek" diye karşı çıkar diye düşünmüştüm. Eşim de zaten olumsuz davranmadı. Yani birden olumlu bir destekle karşılaşmam süpriz oldu.
Mücadele Birliği: Selahattin Bey sizin ailenizin tepkisi nasıl oldu?
Selahattin Odacı: Benim açımdan sorun yok. Zaten emekli olacaktım. Yani son aylarımdı diyeyim. Sadece biraz erken emekli oldum. Çabuk oldu yani..
Abdullah Karaca: Evet, dün emeklilik işlemlerini yaptı.. Emekli artık... Ama gitmedi, bizim yanımızda...
Mücadele Birliği: Bence de sizin kadar onun da çalışma hakkına sahip çıkması gerekir. 19 yıllık emeği var..
Selahattin Odacı: Emekli olacaktım zaten, ama birden işten atılmak başka, arkadaşlarla işimize geri dönünceye kadar buradayım.
Mücadele Birliği: Yurtiçi Kargo'da daha önce de işten atmalar ve direniş yaşanmıştı. Size mücadelenizde başarılar diliyorum. Umarım bir an önce işlerinize geri dönersiniz.
-Sağolun, işlerimize geri dönünceye kadar biz eylemimize devam edeceğiz.

Kaynak : Mücadele Birliği